Ülseratif kolitte kanama nasıl kontrol altına alınır?

Ülseratif kolitin en belirgin ve rahatsız edici semptomlarından biri olan bağırsak kanaması, doğru yaklaşımlarla kontrol altına alınabilir. İlaç tedavilerinden cerrahi seçeneklere, yaşam tarzı düzenlemelerinden acil durum yönetimine kadar kanamayla başa çıkmak için kapsamlı bir rehber sunuluyor.
07 Aralık 2025

Ülseratif Kolit ve Kanama: Kontrol Altına Alma Yöntemleri


Ülseratif kolit (ÜK), kalın bağırsağın (kolon) ve rektumun iç yüzeyinde iltihaplanma ve ülserlerle (yaralar) karakterize kronik bir enflamatuar bağırsak hastalığıdır. Bu ülserlerden kaynaklanan kanama, hastalığın en yaygın ve endişe verici semptomlarından biridir. Kanamanın kontrol altına alınması, hastanın yaşam kalitesini artırmak, anemi (kansızlık) gibi komplikasyonları önlemek ve hastalığın aktif dönemini (alevlenme) yönetmek için kritik öneme sahiptir.

Kanamanın Kontrol Altına Alınmasında Temel Yaklaşım

Kanamayı kontrol etmenin temel amacı, bağırsaktaki iltihabı (enflamasyonu) azaltmak veya durdurmaktır. İltihap kontrol altına alındığında, ülserler iyileşmeye başlar ve kanama durur. Tedavi planı, kanamanın şiddetine, hastalığın yaygınlığına ve hastanın genel durumuna göre kişiselleştirilir.

1. İlaç Tedavileri (Medikal Tedavi)

İlaçlar, ülseratif kolit kaynaklı kanamanın birincil tedavi yöntemidir. Seçilen ilaç, hastalığın şiddetine göre belirlenir.
  • 5-ASA Grubu İlaçlar (Aminosalisilatlar): Hafif ve orta şiddetli alevlenmelerde ilk basamak tedavidir. Mezalamine, sülfasalazin gibi ilaçlar bağırsak duvarındaki iltihabı doğrudan azaltır. Genellikle ağızdan tablet ve/veya rektal yoldan (makattan) fitil, lavman şeklinde uygulanır. Rektal formlar, rektum ve sol kolonu hedef alarak bölgesel kanamayı hızla kontrol edebilir.
  • Kortikosteroidler (Kortizon): Orta ve şiddetli alevlenmelerde, 5-ASA'lara yanıt alınamadığında hızlı bir anti-enflamatuar etki için kullanılır. Prednizon, budesonid gibi ilaçlar ağızdan, damardan veya rektal yolla verilebilir. Uzun süreli kullanımlarının ciddi yan etkileri olabileceğinden, genellikle kısa süreli "alevlenme tedavisi" olarak kullanılır ve etkisi görüldükten sonra dozu hızla azaltılıp kesilir.
  • İmmünomodülatörler (Bağışıklık Düzenleyiciler): Azatioprin, 6-merkaptopürin, metotreksat gibi ilaçlardır. Steroidlere bağımlı veya steroidlere yanıt vermeyen hastalarda, uzun vadeli iltihap kontrolü sağlamak ve steroid dozunu azaltmak için kullanılır. Etkilerinin görülmesi haftaları, hatta ayları bulabilir.
  • Biyolojik Tedaviler ve Küçük Moleküller: Hastalığın immünolojik mekanizmalarını hedef alan bu ilaçlar, orta-şiddetli ve şiddetli ülseratif kolit tedavisinde devrim yaratmıştır.
    • TNF-alfa inhibitörleri: İnfliksimab, adalimumab, golimumab. Damardan veya cilt altı enjeksiyonla uygulanır.
    • Integrin inhibitörleri: Vedolizumab. Bağırsağa özgü etkisi nedeniyle tercih edilebilir.
    • Interlökin inhibitörleri: Ustekinumab.
    • JAK inhibitörleri: Tofasitinib, upadacitinib. Ağızdan hap olarak alınır.
    Bu ilaçlar, diğer tedavilere dirençli kanamaların kontrolünde oldukça etkilidir.

2. Hastane Yatışı ve Destek Tedavileri


Şiddetli kanama ve alevlenme durumlarında hastaneye yatış gerekebilir.
  • Damar Yolu ile Sıvı ve Elektrolit Desteği: İshal ve kanamaya bağlı kayıpları telafi etmek.
  • Kan Nakli (Transfüzyon): Kanama şiddetli ise ve anemi gelişmişse, hemoglobin düzeyini yükseltmek için yapılır.
  • Damar Yolu ile Yüksek Doz Steroid veya Biyolojik Tedavi: Hızlı etki için.
  • Beslenme Desteği: Şiddetli durumlarda, bağırsağın dinlendirilmesi için damar yoluyla beslenme (parenteral beslenme) gerekebilir.

3. Cerrahi Tedavi

İlaç tedavilerine yanıt vermeyen, kontrol edilemeyen şiddetli kanama, toksik megakolon, bağırsak delinmesi veya kanser riski gibi durumlarda cerrahi seçenek olarak değerlendirilir.
  • Proktokolektomi + İleoanal Poş (J-poş) Ameliyatı: En sık tercih edilen cerrahi yöntemdir. Tüm kolon ve rektum çıkarılır, ince bağırsaktan bir rezervuar (poş) yapılarak anüse bağlanır. Böylece kalıcı bir stoma (bağırsağın karın duvarına ağızlaştırılması) olmaksızın doğal yoldan dışkılama mümkün olur. Bu ameliyat hastalığı tamamen ortadan kaldırır ve kanamayı kalıcı olarak durdurur.
  • Total Kolektomi + İleostomi: Acil durumlarda veya J-poş için uygun olmayan hastalarda tercih edilir. Kolon çıkarılır ve ince bağırsağın son kısmı (ileum) karın duvarına ağızlaştırılır (stoma). Dışkı, karındaki bu açıklığa takılan bir torbaya çıkar. Rektum daha sonraki bir ameliyatta alınabilir veya yerinde bırakılabilir.

4. Yaşam Tarzı ve Destekleyici Önlemler

Bu önlemler tedavinin etkinliğini artırır ve semptomları hafifletmeye yardımcı olur.
  • Diyet ve Beslenme: Kesin bir "ülseratif kolit diyeti" olmamakla birlikte, alevlenme döneminde lifi azaltılmış, baharatsız, yağsız, sindirimi kolay besinler tüketmek bağırsağı yormayabilir. Kan kaybı nedeniyle demir, B12 vitamini ve folik asit takviyesi gerekebilir. Bir diyetisyenle çalışmak faydalıdır.
  • Stres Yönetimi: Stres hastalığı doğrudan başlatmaz ancak alevlenmeleri tetikleyebilir. Yoga, meditasyon, nefes egzersizleri ve düzenli fiziksel aktivite önerilir.
  • Sigara ve Alkol: Sigaranın ülseratif kolit üzerinde paradoksal bir etkisi olsa da, genel sağlık için bırakılması esastır. Alkol iltihabı ve kanamayı şiddetlendirebilir.
  • İlaçlara Dikkat: Kanama riskini artırabilecek NSAID (ibuprofen, naproksen gibi) ağrı kesicilerden ve aspirin kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Önemli Uyarılar ve Doktora Ne Zaman Başvurulmalı?

  • Dışkıda kan görülmesi durumunda, bu her zaman ülseratif kolit alevlenmesi anlamına gelmeyebilir. Hemoroid veya başka nedenler de olabilir. Ancak mutlaka doktorunuza bildirin.
  • Kanamanın şiddetli olduğu (koyu kırmızı, pıhtılı, sık tuvalete gitme), baş dönmesi, halsizlik, baygınlık hissi, çarpıntı, nefes darlığı gibi anemi belirtilerinin eşlik ettiği veya şiddetli karın ağrısı ve ateş olduğu durumlarda acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Sonuç

Ülseratif kolit kaynaklı kanamanın kontrolü, iltihabın baskılanmasına dayanır. Hafif olgularda 5-ASA'larla başlanan tedavi, şiddetli durumlarda biyolojik ajanlara ve cerrahiye kadar uzanan geniş bir yelpazede planlanır. Tedavi tamamen kişiseldir ve gastroenterolog, cerrah, diyetisyen ve hasta iş birliği ile yürütülmelidir. Düzenli takip ve uygun tedavi ile kanama ve diğer semptomlar etkili bir şekilde kontrol altına alınabilir, hastalar uzun süreli remisyon (sessizlik) dönemleri yaşayabilir.

Yeni Soru Sor / Yorum Yap
şifre
Sizden Gelen Sorular / Yorumlar
Çok Okunanlar
Ülser Belirtileri ve Tedavisi
Ülser Belirtileri ve Tedavisi
Haber Bülteni
Popüler İçerik
Kornea Ülseri Belirtileri ve Tedavisi
Kornea Ülseri Belirtileri ve Tedavisi
Ülser İlaçları Kullanımı ve Faydaları Nelerdir?
Ülser İlaçları Kullanımı ve Faydaları Nelerdir?
Mide Ülseri İlaçları Nelerdir?
Mide Ülseri İlaçları Nelerdir?
Ülsere İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?
Ülsere İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?
Ülser Ameliyatı Nedir ve Nasıl Yapılır?
Ülser Ameliyatı Nedir ve Nasıl Yapılır?
Varis Ülseri Belirtileri ve Tedavisi
Varis Ülseri Belirtileri ve Tedavisi
Ülser Diyeti Nasıl Yapılır?
Ülser Diyeti Nasıl Yapılır?
Ülser Perhizi ve Önerilen Gıdalar
Ülser Perhizi ve Önerilen Gıdalar
Gastrit Ülser Reflü Belirtileri ve Tedavisi
Gastrit Ülser Reflü Belirtileri ve Tedavisi
Ülser Gaz Yapar mı?
Ülser Gaz Yapar mı?
Ayak Ülseri Belirtileri ve Tedavisi
Ayak Ülseri Belirtileri ve Tedavisi
;