Ülseratif Kolit Hastaları ve Turşu: Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ülseratif kolit (ÜK), kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyinde iltihaplanma ve yaralarla (ülser) seyreden kronik bir inflamatuar bağırsak hastalığıdır. Beslenme, hastalığın yönetiminde kritik bir rol oynar ve turşu gibi fermente gıdaların tüketimi konusunda hastaların temkinli olması önemlidir.
Turşunun Genel Özellikleri ve Potansiyel Riskler
Turşu, sebze veya meyvelerin sirke, tuzlu su (brine) veya başka bir asidik solüsyonda fermente edilmesiyle yapılır. Ülseratif kolitli bireyler için dikkate alınması gereken birkaç temel özelliği vardır:
- Yüksek Asitlik: Turşu, özellikle sirke bazlıysa asidik yapıdadır. Bu asitlik, hassaslaşmış olan kolon mukozasını tahriş edebilir ve karın ağrısı, yanma hissi gibi semptomları tetikleyebilir.
- Yüksek Tuz (Sodyum) İçeriği: Turşu yapımında yoğun tuz kullanılır. Yüksek sodyum alımı, özellikle ÜK tedavisinde sıklıkla kullanılan kortikosteroid gibi ilaçları alan hastalarda vücutta su tutulmasına (ödem) ve kan basıncı sorunlarına yol açabilir.
- Baharat ve Sarımsak/Soğan İlavesi: Ev yapımı veya hazır birçok turşu çeşidine acı biber, sarımsak, soğan gibi ek bileşenler konur. Bu gıdalar, birçok ÜK hastası için genel olarak tetikleyici (semptomları kötüleştirici) kabul edilir ve gaz, şişkinlik, karın kramplarına neden olabilir.
- Lif İçeriği: Turşusu yapılan sebzenin kendisinin lifli yapısı (örneğin lahana, salatalık kabuğu), hastalığın alevli (aktif) dönemlerinde sindirimi zorlaştırabilir ve ishal, karın ağrısını artırabilir.
- Probiyotik Potansiyeli: Doğal fermente (tuzlu suda bekletilerek) turşular, faydalı bakteri (probiyotik) kaynağı olabilir. Bazı çalışmalar probiyotiklerin ÜK'te, özellikle hafif-orta şiddetteki hastalıkta, destekleyici olabileceğini göstermektedir. Ancak bu, her turşu için geçerli değildir. Sirke ile yapılan veya pastörize edilen hazır turşularda bu faydalı bakteriler bulunmayabilir. Ayrıca, probiyotik etki kişiden kişiye büyük farklılık gösterir ve olumsuz etkiler (gaz, şişkinlik) daha ağır basabilir.
Ne Zaman ve Nasıl Dikkatli Yaklaşılmalı?
- Alevlenme (Aktif Hastalık) Dönemi: İshal, karın ağrısı, kanama gibi semptomların olduğu dönemde turşu ve benzeri sindirimi zor, asitli, baharatlı gıdalardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu dönemde genellikle düşük lifli, yumuşak bir diyet önerilir.
- Remisyon (Sessiz) Dönemi: Hastalığın belirti göstermediği, sakin dönemlerde bile turşu tüketimi büyük bir dikkatle ele alınmalıdır. Eğer denenecekse, çok küçük miktarlarda (örneğin bir iki dilim) ve sade, baharatsız, sarımsaksız/soğansız bir turşu çeşidi tercih edilerek denenebilir. İlk denemede sadece bir çeşit ve az miktarda tüketip vücudun tepkisi 24-48 saat gözlemlenmelidir.
- Kişisel Tetikleyiciler: ÜK'te besin toleransı kişiye özeldir. Bir hasta turşuyu sorunsuz tüketebilirken, diğerinde ciddi semptomlara yol açabilir. Hastalar kendi vücutlarını iyi gözlemlemeli ve "bana dokunuyor" dediği gıdalardan uzak durmalıdır.
Genel Öneriler ve Alternatifler
- Öncelik Doktor ve Diyetisyene Danışmak: Beslenme düzeninde herhangi bir değişiklik yapmadan önce, gastroenteroloji uzmanınıza ve/veya bir diyetisyene danışmak en doğrusudur. Size özel durum, hastalığın şiddeti ve kullandığınız ilaçlar dikkate alınarak en uygun tavsiye verilecektir.
- Probiyotik İhtiyacı İçin Daha Güvenli Kaynaklar: Bağırsak florasını desteklemek amacıyla, turşu yerine doktorunuzun önerebileceği probiyotik takviyeler veya yoğurt, kefir gibi daha tolere edilebilir fermente süt ürünleri tercih edilebilir. (Not: Laktoz intoleransı olanlar dikkat etmelidir.)
- Etiket Okuma: Hazır turşu alırken içindekiler kısmı mutlaka okunmalı; yüksek sodyum, sirke, baharat, koruyucu madde içerenlerden kaçınılmalıdır.
- Hazırlama Yöntemi: Evde yapılacaksa, tuz oranı düşük, sirkesi az, baharatsız ve mümkünse salatalık gibi kabuğu soyulmuş sebzelerle hazırlanan bir tarif denenebilir. Ancak yine de remisyon döneminde ve çok az miktarla başlanmalıdır.
Sonuç
Ülseratif kolit hastaları için turşu, yüksek asit, tuz ve potansiyel tahriş edici içeriği nedeniyle genellikle önerilmeyen veya çok sınırlı ölçüde denenebilecek bir gıdadır. Alevlenme dönemlerinde kesinlikle tüketilmemelidir. Remisyonda olan hastalar ise, eğer denemek isterse, bunu doktor/diyetisyen bilgisi dahilinde, aşırı derecede düşük miktarlarda ve sade çeşitlerle yapmalı, vücutlarının verdiği tepkiyi dikkatle izlemelidir. ÜK yönetiminde kişiye özgü, dengeli ve tahriş edici olmayan bir beslenme planı oluşturmak esastır. |