Evet, ülseratif kolit (ÜK), uzun süreli ve yaygın hastalık durumunda kolon (kalın bağırsak) kanseri riskinde belirgin bir artışa neden olur. Bu risk, genel popülasyona kıyasla daha yüksektir ve hastalığın süresi, yaygınlığı ve şiddeti ile doğrudan ilişkilidir.
Riskin Doğası ve Boyutu
- Genel popülasyonda kolon kanseri riski yaklaşık %5 iken, uzun süreli ülseratif kolit hastalarında bu risk zamanla artar. Örneğin, hastalığın başlangıcından 10 yıl sonra risk artmaya başlar, 20 yılda yaklaşık %8-10'a, 30 yılda ise %18'e kadar yükselebilir.
- Risk artışı özellikle tüm kolonu tutan (pankolit) hastalarda en yüksektir. Sadece rektumu (proktit) veya sol tarafı tutan hastalarda risk daha düşüktür, ancak yine de mevcuttur.
- Hastalığın sürekli aktif seyretmesi, şiddetli ataklar geçirilmesi, kolon yapısında daralmalar (striktür) oluşması ve primer sklerozan kolanjit (PSC) adı verilen bir karaciğer hastalığının eşlik etmesi riski daha da artıran faktörlerdir.
Kanser Gelişim Mekanizması
- Ülseratif kolitte, kronik iltihap nedeniyle bağırsak mukozası sürekli bir hasar ve onarım döngüsü içindedir. Bu süreçte hücrelerde genetik mutasyonlar birikebilir ve bu da displazi adı verilen kanser öncülü değişikliklere, sonrasında da kansere yol açabilir.
- Kanser gelişimi genellikle "inflamasyon-displazi-kanser" sırasını izler. Displazi, kolonoskopi sırasında alınan biyopsilerde mikroskop altında tespit edilebilen bir hücre anormalliğidir.
Risk Yönetimi ve Önleme: Düzenli Tarama (Surveillance) Kolonoskopisi
- Artmış kanser riskine karşı en etkili yaklaşım, düzenli kolonoskopi taramalarıdır. Bu sayede displazi veya erken evre kanser henüz belirti vermeden tespit edilebilir.
- Genel kabul gören kılavuzlara göre, tüm kolonu tutan hastalıkta taramaya hastalık başlangıcından 8-10 yıl sonra başlanmalıdır. Sadece sol tarafı tutan hastalarda ise taramaya 15-20 yıl sonra başlanabilir.
- Tarama sıklığı, hastalığın süresi, önceki kolonoskopi bulguları ve risk faktörlerine göre değişir (genellikle 1 ila 3 yılda bir). Displazi tespit edilirse, tedavi seçenekleri (lekzyonun endoskopik olarak çıkarılması veya kolektomi [kolonun cerrahi olarak alınması]) değerlendirilir.
Risk Azaltıcı Diğer Faktörler
- İltihabın kontrol altına alınması: Hastalığı remisyonda tutan ilaç tedavileri (5-ASA'lar, immünomodülatörler, biyolojikler) sadece şikayetleri azaltmakla kalmaz, aynı zamanda kronik iltihabı baskılayarak muhtemelen kanser riskini de azaltır.
- İlaçlar: Bazı çalışmalar, düzenli 5-ASA kullanımının ve bazen de tümör nekroz faktör-alfa (TNF-alfa) inhibitörü gibi ilaçların riski azaltabileceğini göstermektedir.
- Cerrahi (Kolektomi): Kolonun tamamının çıkarılması, kolon kanseri riskini ortadan kaldıran kesin bir tedavidir. Bu işlem genellikle ilaçlarla kontrol altına alınamayan hastalık, yüksek dereceli displazi veya kanser varlığında önerilir.
Sonuç
Ülseratif kolit, özellikle uzun süreli ve yaygın seyrettiğinde kolon kanseri için bir risk faktörüdür. Ancak bu risk, modern ve düzenli kolonoskopi tarama programları ile etkin bir şekilde yönetilebilir. Erken teşhis, tedavi seçeneklerini artırır ve hayat kurtarıcı olabilir. Her ülseratif kolit hastasının, kişisel risk profiline uygun bir tarama ve izlem planı için gastroenteroloji uzmanı ile yakın işbirliği içinde olması esastır. |